zoning Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede zoning sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: zoning: i., kentbilim (bir bölgede) ancak (belirli bir faaliyete/birtakım faaliyetlere) izin verme, (bir bölgeyi) (belirli bir faaliyet/birtakım faaliyetler) için ayırma, zoning.

İngilizcede zoning ile alakalı bazı sözcükler:

  • zone: Ingilizce Türkçe: zone: i. 1. bölge, mıntıka: zone of fire ateş bölgesi. zone of operations harekât bölgesi. 2. coğr. kuşak: temperate zone ılıman kuşak. frigid zone kutup kuşağı. 3. kentbilim bölge, zon. f. (bir bölgede) ancak (belirli bir faaliyete/birtakım faaliyetlere) izin vermek, (bir bölgeyi) (belirli bir faaliyet/birtakım faaliyetler) için ayırmak: They´ve zoned it a Devamını Oku

  • maneuver: Ingilizce Türkçe: maneuver: i. 1. manevra. 2. hile, dolap. f. 1. manevra yaparak/birtakım hareketlerle -i (belirli bir yere) getirmek: He maneuvered the car into the parking space. Manevra yaparak arabayı park yerine soktu. 2. (bir amaca ulaşmak için) birtakım manevralar yapmak. Devamını Oku

  • take s.t. off: Ingilizce Türkçe: take s.t. off: 1. (bir sayıyı) (belirli bir miktarda) indirmek: I´ll take ten percent off the total. Toplamdan yüzde on indiririm. 2. (oyunu/bir taşıtın seferini/vergiyi/sınırlamayı) kaldırmak: We´re going to take that train off. Trenin o seferini kaldıracağız. They´ve taken the tax off radios. Radyolardan vergiyi kaldırmışlar. 3. (belirli bir süre için) izin Devamını Oku

  • so far: Ingilizce Türkçe: so far: 1. şimdiye kadar. 2. belirli bir yere kadar; belirli bir mesafe: They can only go so far before they run out of gas. Benzin tükeninceye kadar ancak belirli bir mesafe gidebilirler. Devamını Oku

  • toleration: Ingilizce Türkçe: toleration: i. 1. izin verme, müsaade etme. 2. tahammül, dayanma. Devamını Oku

  • dispensation: Ingilizce Türkçe: dispensation: i. 1. dağıtma, verme. 2. (kuraldışı bir şeyin yapılması için verilen) özel izin. 3. (bir dinin etkili olduğu) dönem. Devamını Oku

  • evocative: Ingilizce Türkçe: evocative: s. (of) (birtakım şeyleri) akla getiren; birtakım çağrışımlar yapan. Devamını Oku

  • permitting: Teknik Sözlük: permitting: n.izin veren:v.izin ver:prep.izin vererek Devamını Oku

  • permit: Ingilizce Türkçe: permit: f. (–ted, –ting) 1. izin vermek; müsaade etmek. 2. ruhsat vermek. 3. in -i (bir yere) almak/sokmak: She won´t permit him in her house. Onu evine sokmaz. 4. elvermek, müsaade etmek, uygun olmak. Ingilizce Türkçe: permit: i. izin belgesi, tezkere; izin; ruhsat; permi. Teknik Sözlük: permit: v.izin ver:n.izin Informatik Sözlügü: Devamını Oku

  • license: Ingilizce Türkçe: license: i. 1. izin belgesi, ruhsatname, lisans. 2. ehliyet. 3. izin, ruhsat. f. 1. izin vermek. 2. izin belgesi vermek. 3. yetkilendirmek. Teknik Sözlük: license: v.lisansla:n.lisans Informatik Sözlügü: license: lisans Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar