zing Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede zing sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: zing: i. 1. vınlama, vızıltı. 2. k. dili canlılık, zindelik; şevk. 3. k. dili renklilik, çeşni. 4. k. dili azıcık keskin/acı bir çeşni. f. vınlamak, vızıldamak.

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede zing ile alakalı bazı sözcükler:

  • zip: Ingilizce Türkçe: zip: i. 1. k. dili canlılık, zindelik; şevk. 2. vınlama, vızıltı. f. (–ped, –ping) 1. k. dili çabucak gitmek/geçmek; çabucak geçirmek. 2. vınlamak, vızıldamak. Ingilizce Türkçe: zip: i., İng., bak. zipper. f. (–ped, –ping) İng., bak. zipper. Ingilizce Türkçe: zip: i., k. dili posta kodu. Devamını Oku

  • whine: Ingilizce Türkçe: whine: f. 1. inlemek, ağlamak, iniltiler çıkarmak. 2. sızlanmak, sızlamak, yakınmak. 3. (kurşun) vınlamak. 4. (sivrisinek) vızıldamak. i. 1. inilti, inleme. 2. sızıltı, sızlanma. 3. (kurşuna ait) vınlama. 4. (sivrisineğin çıkardığı) vızıltı. Devamını Oku

  • hum: Ingilizce Türkçe: hum: ünlem Hım …/Hı … (Düşündürücü bir durumla karşılaşınca söylenir.). Ingilizce Türkçe: hum: f. (–med, –ming) 1. vızıldamak. 2. (şarkı) mırıldamak, mırıldanmak. 3. k. dili faaliyette olmak: The office was humming. Büroda herkes arı gibi çalışıyordu. Elektronik Sözlük: hum: horultu, besleme gürültüsü Teknik Sözlük: hum: v.vınla:n.vınlama Devamını Oku

  • zest: Ingilizce Türkçe: zest: i. 1. zevk, haz, keyif, lezzet: They still have a zest for living. Onlar hâlâ hayattan zevk alabiliyor. That it was illicit only added to its zest. Kurallara aykırı oluşu zevkini daha da artırdı. 2. şevk: She works with zest. Şevkle çalışıyor. 3. azıcık keskin/acı bir çeşni: The cinnamon adds zest Devamını Oku

  • ting: Ingilizce Türkçe: ting: i. çınlama sesi. f. çınlamak; çınlatmak. Devamını Oku

  • zingy: Ingilizce Türkçe: zingy: s., k. dili 1. canlı, hayat dolu. 2. frapan. 3. renkli, çarpıcı. 4. tadı azıcık keskin/acı (yiyecek/içecek). Devamını Oku

  • whiz: Ingilizce Türkçe: whiz: f. (–zed, –zing) (by/past) 1. çok hızlı geçmek, vızır vızır geçmek. 2. vınlamak: Bullets whizzed past. Kurşunlar vın diye geçiyordu. i. hızla geçen bir şeyin çıkardığı ses, vın sesi. Devamını Oku

  • vitality: Ingilizce Türkçe: vitality: i. 1. canlılık, dirilik, zindelik, enerji. 2. yaşama/dayanma gücü. Devamını Oku

  • keen: Ingilizce Türkçe: keen: s. 1. keskin, sivri. 2. acı. 3. sert, şiddetli, keskin. 4. kuvvetli, yoğun. 5. keskin (göz/zekâ). 6. gözü açık, zeki. 7. İng., k. dili çok hevesli. 8. kıyasıya (rekabet). 9. doymak bilmez (iştah). Teknik Sözlük: keen: güçlü Devamını Oku

  • clang: Ingilizce Türkçe: clang: i. madeni ses; çınlama. f. 1. madeni ses çıkarmak; çınlamak. 2. çınlatmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar