zillions of Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede zillions of sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: zillions of: k. dili kıyamet kadar/gibi, milyonlarca.

İngilizcede zillions of ile alakalı bazı sözcükler:

  • as: Ingilizce Türkçe: as: bağ. 1. -irken; -dikçe: I nabbed him as he was going out the door. Kapıdan çıkarken yakaladım. He´s taking life more seriously as he gets older. Yaşlandıkça hayatı daha bir ciddiye alıyor. 2. -diği için; -diğine göre: As he didn´t bring the money, he didn´t get the book. Parayı getirmediği için Devamını Oku

  • such: Ingilizce Türkçe: such: zam. 1. öyle/şöyle/böyle bir kişi/şey; öyle/şöyle/böyle kişiler/şeyler: It´s his philosophy, if it may be called such. Onun felsefesidir, eğer ona felsefe demek doğruysa. His request was such that it couldn´t be refused. Onun ricası geri çevrilecek cinsten değildi. Such is life. İşte hayat böyle. Such was not my intention. Niyetim öyle Devamını Oku

  • how much: Ingilizce Türkçe: how much: 1. ne kadar: No matter how much I try, I just can´t do it. Ne kadar uğraşırsam uğraşayım, yine de yapamam. How much money do you need? Ne kadar para lazım sana? 2. kaça, ne kadar: How much is that computer? O bilgisayar kaça? Devamını Oku

  • like all get-out: Ingilizce Türkçe: like all get-out: k. dili son sürat, delicesine, deli gibi: They were working like all get-out. Eşek gibi çalışıyorlardı. He was running like all get-out. Deli gibi koşuyordu. Devamını Oku

  • doomsday: Ingilizce Türkçe: doomsday: i. kıyamet günü. Teknik Sözlük: doomsday: kıyamet günü Devamını Oku

  • what: Ingilizce Türkçe: what: zam. 1. ne: What´s this? Bu ne? Tell me what she said. Bana ne dediğini söyle. What do you think I am? Beni ne zannediyorsun? Don´t forget what she said! Onun dediğini unutma! I´ve no money but what you see here. Burada gördüğünden başka param yok. Their production today is not Devamını Oku

  • thus far: Ingilizce Türkçe: thus far: şimdiye kadar; bu zamana kadar; o zamana kadar; buraya kadar; oraya kadar. Devamını Oku

  • as much as one can: Ingilizce Türkçe: as much as one can: elinden geldiği kadar, gücü yettiği kadar, yapabildiği kadar: I´ll help as much as I can. Elimden geldiği kadar yardım edeceğim. Devamını Oku

  • so: Ingilizce Türkçe: so: z. 1. böyle, böylece; şöyle, şöylece; öyle, öylece: While I was so doing the doorbell rang. Böyle yaparken kapı zili çaldı. Hold the knife just so. Bıçağı şöyle tut. So she says. Öyle diyor. 2. bu kadar; şu kadar; o kadar: “The table´s so long,” he said. “Masa şu kadar uzun,” Devamını Oku

  • whitewash: Ingilizce Türkçe: whitewash: i. 1. beyaz renkli kireç badana. 2. k. dili hileyle suçlu birini suçsuz gibi gösterme. f. 1. -i kireç badanayla beyaza boyamak. 2. k. dili hileyle (suçlu birini) suçsuz gibi göstermek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar