zap Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede zap sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: zap: f. (--ped, --ping) k. dili 1. vurmak. 2. ateş ederek öldürmek, öldürmek. 3. TV kanal değiştirmek, zapping/zaping yapmak, zaplamak.

Teknik Sözlük: zap: sil

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede zap ile alakalı bazı sözcükler:

  • blow s.o. away: Ingilizce Türkçe: blow s.o. away: k. dili 1. birini çok şaşırtmak. 2. ateş ederek birini öldürmek, birini vurmak. Devamını Oku

  • whop: Ingilizce Türkçe: whop: f. (–ped, –ping) k. dili kuvvetle vurmak. i. kuvvetli darbe/vuruş. Devamını Oku

  • knock: Ingilizce Türkçe: knock: f. 1. vurmak, çarpmak. 2. tokuşmak. 3. at/on -i çalmak, -e vurmak. 4. mak., oto. vuruntu/detonasyon yapmak. 5. against/into -e çarpmak. 6. argo kusur bulmak, eleştirmek. i. 1. vurma, vuruş. 2. kapı çalınması. 3. oto., mak. vuruntu, detonasyon. Teknik Sözlük: knock: v.vur:n.vuruntu Devamını Oku

  • cap: Ingilizce Türkçe: cap: i. 1. kep, takke, kasket, başlık. 2. zirve, doruk, tepe. 3. kapak, kapsül, tapa. 4. büyük harf, majüskül. 5. tabanca mantarı. f. (–ped, –ping) 1. başlık geçirmek. 2. kaplamak, örtmek. 3. k. dili -den fazlasını/iyisini yapmak. Teknik Sözlük: cap: başlık Devamını Oku

  • sidestep: Ingilizce Türkçe: sidestep: f. (–ped, –ping) 1. -den kaçmak, -e yan çizmek. 2. boks (birine karşı) ayak oyunları yapmak, saydsteps yapmak. Devamını Oku

  • bonk: Ingilizce Türkçe: bonk: f. 1. k. dili vurmak. 2. İng., argo -i sikmek; sevişmek, aşk yapmak. i. 1. k. dili vuruş, darbe. 2. İng., argo sikme; sevişme. Devamını Oku

  • bop: Ingilizce Türkçe: bop: f. (–ped, –ping) vurmak. i. vuruş, darbe. Devamını Oku

  • clip: Ingilizce Türkçe: clip: f. (–ped, –ping) 1. kırkmak. 2. kırpmak. 3. uçlarını kesmek. 4. k. dili hızla gitmek. 5. (gazete, dergi v.b.´nden) kupür kesmek. 6. vurmak; çarpmak. i. 1. kırkma. 2. kırpma. 3. kesme. 4. k. dili hız, sürat. 5. sin., TV klip. 6. vuruş; çarpma. 7. defa, kere. Ingilizce Türkçe: clip: i. 1. Devamını Oku

  • fix: Ingilizce Türkçe: fix: i. Ingilizce Türkçe: fix: f. 1. tamir etmek. 2. (sabitleştirecek bir şekilde) takmak, yerleştirmek. 3. (tarih, miktar v.b.´ni) kararlaştırmak, tayin etmek. 4. (kahvaltı/öğle yemeği/akşam yemeği) hazırlamak. 5. (saçını) yapmak. 6. (filmin) fiksajını yapmak. 7. k. dili şike yaparak (maçın) sonucunu tayin etmek; rüşvet yedirerek (mahkemenin) sonucunu tayin etmek. 8. k. dili Devamını Oku

  • zip: Ingilizce Türkçe: zip: i. 1. k. dili canlılık, zindelik; şevk. 2. vınlama, vızıltı. f. (–ped, –ping) 1. k. dili çabucak gitmek/geçmek; çabucak geçirmek. 2. vınlamak, vızıldamak. Ingilizce Türkçe: zip: i., İng., bak. zipper. f. (–ped, –ping) İng., bak. zipper. Ingilizce Türkçe: zip: i., k. dili posta kodu. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar