yourself Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede yourself sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: yourself: çoğ. your.selves (yûrselvz´, yôrselvz´) zam. kendin; kendiniz: Don´t kill yourself! Kendini öldürme! Do it yourself! Onu kendin yap! Pull yourself together! Kendine gel! You yourself know this is true. Bunun doğru olduğunu kendin biliyorsun. You don´t seem to be yourself today. Bugün her zamanki gibi değilsin.

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede yourself ile alakalı bazı sözcükler:

  • true to life: Ingilizce Türkçe: true to life: gerçek hayatta olduğu gibi. Ingilizce Türkçe: true to life: yaşanmış. Devamını Oku

  • true: Ingilizce Türkçe: true: s. 1. doğru, gerçek: Is what she said true? Onun söylediği doğru mu? 2. hakiki, som: Is this true or imitation leather? Bu deri hakiki mi, yoksa taklit mi? 3. sadık, samimi: a true friend sadık arkadaş. 4. asıl, gerçek: the true meaning of a word bir sözcüğün asıl anlamı. Devamını Oku

  • as … as ever: Ingilizce Türkçe: as … as ever: her zamanki gibi: as fast as ever her zamanki gibi hızlı. Devamını Oku

  • let o.s. go: Ingilizce Türkçe: let o.s. go: 1. kendini bırakıp coşmak. 2. kendini kapıp koyuvermek, kendini bırakmak, kendine özen göstermemek. Devamını Oku

  • what: Ingilizce Türkçe: what: zam. 1. ne: What´s this? Bu ne? Tell me what she said. Bana ne dediğini söyle. What do you think I am? Beni ne zannediyorsun? Don´t forget what she said! Onun dediğini unutma! I´ve no money but what you see here. Burada gördüğünden başka param yok. Their production today is not Devamını Oku

  • think: Ingilizce Türkçe: think: f. (thought) 1. düşünmek: Shut up! I´m thinking. Sus! Düşünüyorum. What are you thinking? Neyi düşünüyorsun? I´m thinking how ridiculous this is. Bunun ne kadar gülünç olduğunu düşünüyorum. I don´t think it´ll happen. Bence olmayacak. I think I´ll get some fresh air. Biraz hava alsam iyi olur. I think I´ll take Devamını Oku

  • pull s.t. over: Ingilizce Türkçe: pull s.t. over: 1. bir şeyi çekerek yaklaştırmak; bir şeyi yaklaştırmak: Pull that chair over here. O iskemleyi buraya çek. 2. bir şeyi kendine doğru çekerek devirmek. Devamını Oku

  • as usual: Ingilizce Türkçe: as usual: her zamanki gibi. Devamını Oku

  • ring true: Ingilizce Türkçe: ring true: k. dili (sözler) doğru gibi gelmek. Ingilizce Türkçe: ring true: k. dili doğru gibi gelmek. Devamını Oku

  • hook, line and sinker: Ingilizce Türkçe: hook, line and sinker: k. dili tamamen, olduğu gibi: He swallowed my story hook, line and sinker. Masalımı olduğu gibi yuttu. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar