you-all Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede you-all sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: you-all: zam., k. dili sizi; size (Birden fazla kişiye hitap ederken kullanılır.).

İngilizcede you-all ile alakalı bazı sözcükler:

  • tootsy: Ingilizce Türkçe: tootsy: i., k. dili 1. güzelim, tatlım (Kadına hitap ederken kullanılır.). 2. ayak. Devamını Oku

  • man: Ingilizce Türkçe: man: çoğ. men (men) i. 1. adam, erkek. 2. insan, insanoğlu. 3. (erkek) hizmetkâr. 4. biri, kimse, şahıs, kişi. 5. satranç, dama taş. Ingilizce Türkçe: man: ünlem, k. dili 1. Bir erkeğe hitap ederken bir sözü vurgulamak için kullanılır: Man, what a game! Aman Allahım, ne harika bir maç! 2. Hitap edilen Devamını Oku

  • toots: Ingilizce Türkçe: toots: i., k. dili güzelim, tatlım (Kadına hitap ederken kullanılır.): Hi, toots! Merhaba güzelim! Devamını Oku

  • you: Ingilizce Türkçe: you: zam. 1. sen; siz; sizler; seni; sizi; sana; size: Hey you! Come here! Hey sen, buraya gel! You children don´t be late! Çocuklar, siz geç kalmayın! What´s it to you? Sana ne? 2. Genellemelerde kullanılır: You don´t go there alone. Oraya tek başına gidilmez. Devamını Oku

  • sire: Ingilizce Türkçe: sire: i. 1. baba, peder. 2. bir hayvanın babası: Arap´s sire was Karabaş. Arap´ın babası Karabaş´tı. 3. eski Majesteleri. (Krala hitap ederken kullanılırdı.). f. -in babası olmak: He´s sired twenty children. Yirmi çocuğun babası. Devamını Oku

  • play the field: Ingilizce Türkçe: play the field: k. dili birden fazla kimseyle aynı zamanda flört etmek. Devamını Oku

  • too: Ingilizce Türkçe: too: z. 1. fazla, gereğinden çok: It´s too early to go. Gitmek için fazla erken. 2. de: You too can learn Arabic. Sen de Arapça öğrenebilirsin. You have to get rid of that house and the Mercedes too! O evi, bir de Mercedes´i elden çıkarman şart! 3. k. dili (Cümleyi vurgulamak için Devamını Oku

  • pipe up: Ingilizce Türkçe: pipe up: k. dili birden sesini çıkarmak, birden konuşmak. Devamını Oku

  • size: Ingilizce Türkçe: size: i. 1. büyüklük. 2. (ayakkabı için) numara; (elbise için) beden; (şişe/kutu için)boy: What size shoe do you want? Kaç numara ayakkabı istiyorsun? These shoes are a size too big. Bu ayakkabılar bir numara büyük. f. up -i anlamaya çalışmak, -i ölçüp biçmek, -i tartmak; -in nasıl bir şey/biri olduğunu anlamak. Elektronik Sözlük: Devamını Oku

  • more than one: Ingilizce Türkçe: more than one: birden fazla. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar