yonder Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede yonder sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: yonder: s. oradaki; şuradaki; ötedeki. z. orada; şurada; ötede; oraya; şuraya; öteye: They´re over yonder. Onlar orada. zam. ora; şura; öte.

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede yonder ile alakalı bazı sözcükler:

  • yon: Ingilizce Türkçe: yon: s., eski oradaki; şuradaki. z., eski orada; şurada. Devamını Oku

  • there: Ingilizce Türkçe: there: z. 1. orada; oraya: They´re staying over there tonight. Bu gece orada kalacaklar. Why´d you go there? Niçin oraya gittin? 2. İşte …: There she goes! İşte gidiyor! zam. 1. Öznesi fiilden so a gelen cümlenin başında kullanılır: There´s a fly in the ointment. Merhemde sinek var. There´s no telling when Devamını Oku

  • further: Ingilizce Türkçe: further: s. 1. ötedeki, uzaktaki, daha uzak. 2. ilave olunan. (Further çoğunlukla miktar ve derece, farther ise mesafe için kullanılır.) z. 1. daha öteye; daha ötede. 2. bundan başka, ayrıca. f. ilerlemesini sağlamak. Devamını Oku

  • past: Ingilizce Türkçe: past: s. geçmiş, geçen, olmuş, sabık. i. 1. geçmiş, mazi. 2. bir kimsenin geçmişi. 3. dilb. geçmiş zaman kipi. z. geçerek. edat 1. -den daha ötede/öteye. 2. ötesinde. Devamını Oku

  • hither and thither/yon: Ingilizce Türkçe: hither and thither/yon: 1. oraya buraya, şuraya buraya. 2. bir ileri bir geri. Devamını Oku

  • here and there: Ingilizce Türkçe: here and there: orada burada, şurada burada. Devamını Oku

  • beyond: Ingilizce Türkçe: beyond: z. ötede; öteye. edat 1. ötesinde; ötesi, -den öte; -den so a: Beyond there there´s nothing but mountains. Oradan öte dağdan başka şey yok. beyond six o´clock saat altıdan so a. 2. dışında: It´s beyond his capability. Onun kabiliyetinin dışında. 3. -den başka: I can do nothing beyond that. Ondan başka Devamını Oku

  • off: Ingilizce Türkçe: off: z. 1. uzağa; uzakta. 2. ileriye; ileride. 3. öteye; ötede. s. 1. uzak. 2. kapalı. 3. kesat (iş). 4. yanlış (ölçü). 5. uzak, zayıf, az (bir olasılık). 6. sağdaki. edat 1. -den, -dan. 2. -den uzak: It´s three kilometers off the main road. Anayoldan üç kilometre uzakta. Elektronik Sözlük: off: kapalı Teknik Devamını Oku

  • farther: Ingilizce Türkçe: farther: s. 1. daha uzak. 2. öteki, ötedeki; daha uzaktaki; daha ötedeki; daha ilerdeki. Devamını Oku

  • take to: Ingilizce Türkçe: take to: 1. (bir yere) gitmek: She took to her bed and stayed there all week. Yatağına girip bütün hafta orada yattı. 2. (bir şeyi yapmaya) başlamak: Their dog´s taken to biting visitors. Onların köpeği ziyaretçileri ısırmaya başladı. He´s taken to drink. Kendini içkiye verdi. 3. -den hoşlanmaya başlamak: That cat´s really Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar