yell Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede yell sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: yell: f. bağırmak; nara atmak. i. bağırma, bağırış; nara.

İngilizcede yell ile alakalı bazı sözcükler:

  • sling: Ingilizce Türkçe: sling: i. 1. (taş atmak için) sapan. 2. (yük kaldırmak için) izbiro, sapan. 3. (kırık kol v.b. için) askı. f. (slung) 1. (ağ) atmak. 2. sapanla (taş) atmak. 3. (giysiyi) (omzuna) atmak. Devamını Oku

  • flip one´s lid: Ingilizce Türkçe: flip one´s lid: k. dili 1. çok kızmak, tepesi atmak, küplere binmek. 2. çıldırmak, keçileri kaçırmak. 3. over -e hayran olmak. Ingilizce Türkçe: flip one´s lid: argo çıldırmak. Devamını Oku

  • scream: Ingilizce Türkçe: scream: f. 1. at -e bağırmak. 2. feryat etmek, acı acı haykırmak, çığlık atmak. i. feryat, çığlık. Devamını Oku

  • paste: Ingilizce Türkçe: paste: i. 1. beyaz tutkal. 2. kola. 3. macun. 4. lapa, ezme. f. 1. (tutkalla) yapıştırmak. 2. argo yumruk atmak. Teknik Sözlük: paste: v.ez:n.hamur Informatik Sözlügü: paste: yapıştırmak Devamını Oku

  • exclaim: Ingilizce Türkçe: exclaim: f. 1. çığlık atmak. 2. … diye bağırmak. Devamını Oku

  • mollify: Ingilizce Türkçe: mollify: f. yumuşatmak, yatıştırmak. Devamını Oku

  • toss: Ingilizce Türkçe: toss: f. 1. (yavaşça/rasgele) atmak/fırlatmak/saçmak: He tossed the children peppermints. Çocuklara naneşekeri saçtı. 2. on çabucak ve gelişigüzel giymek, sırtına geçirivermek. 3. bir yandan öbür yana şiddetle sallamak: The waves were really tossing our small rowboat. Dalgalar küçük sandalımızı bir yandan öbür yana bayağı sallıyordu. 4. in (bir yiyeceği) (bir sıvıyla) hafifçe Devamını Oku

  • flip: Ingilizce Türkçe: flip: f. (–ped, –ping) 1. fiske atmak. 2. k. dili çıldırmak, keçileri kaçırmak. 3. over k. dili -e hayran olmak. s., k. dili saygısız, küstah. Teknik Sözlük: flip: v.çevir:n.çevirme Informatik Sözlügü: flip: çevirme Devamını Oku

  • blow a fuse: Ingilizce Türkçe: blow a fuse: 1. sigortayı attırmak. 2. k. dili tepesi atmak, öfkelenmek. Devamını Oku

  • heave: Ingilizce Türkçe: heave: f. (–d/hove) 1. büyük bir güçle atmak/fırlatmak. 2. kaldırmak, çekmek. 3. yukarı kaldırmak. 4. yükseltmek, kabartmak. 5. (deniz) kabarmak. 6. (göğüs) şişirmek; (göğüs) inip kalkmak. 7. (inilti) güçlükle çıkarmak. 8. kusmak. 9. den. ırgatı çevirmek, vira etmek. Ingilizce Türkçe: heave: i. 1. kaldırma. 2. fırlatma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar