yawn Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede yawn sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: yawn: f. 1. esnemek. 2. derin bir çukur gibi bir boşluk/açıklık bulunmak/belirmek/açılmak: If he hadn´t stopped right then, he wouldn´t have seen the chasm yawning before him. Tam o anda durmasaydı önündeki uçurumu görmeyecekti. i. esneme.

İngilizcede yawn ile alakalı bazı sözcükler:

  • chasm: Ingilizce Türkçe: chasm: i. 1. kanyon, dar boğaz. 2. derin yarık. Teknik Sözlük: chasm: derin yarık Devamını Oku

  • hollow: Ingilizce Türkçe: hollow: s. 1. içi boş, oyuk. 2. çukur, derin, çökük. 3. yankı yapan, boşluktan gelen (ses). 4. yalan, sahte. i. oyuk, çukur. f. out oymak. Teknik Sözlük: hollow: oyuk Devamını Oku

  • profound: Ingilizce Türkçe: profound: s. 1. derin; büyük; yoğun: a profound impression büyük bir etki/derin bir iz. a profound mystery büyük bir sır. a profound remark büyük bir söz. a profound respect derin bir saygı. a profound silence derin bir sessizlik. I feel a profound sympathy for her. Onu çok iyi anlıyorum. 2. meselelerin özünü Devamını Oku

  • stop: Ingilizce Türkçe: stop: f. (–ped, –ping) 1. durmak; stop/istop etmek; durdurmak; stop/istop ettirmek: The train has stopped. Tren durdu. My watch has stopped. Saatim durdu. It´s stopped snowing. Kar durdu. Stop the train! Treni durdur! He stopped the machine. Makineyi istop ettirdi. It´ll stop the bleeding. Kanamayı durdurur. 2. (bir şeyi yapmaktan) vazgeçmek, -i Devamını Oku

  • appear: Ingilizce Türkçe: appear: f. 1. gözükmek, görünmek. 2. belirmek, meydana çıkmak. 3. (gazete, dergi v.b.´nde) çıkmak. 4. in (oyunda/filmde) oynamak; on (televizyon/radyo programına) çıkmak. 5. hazır bulunmak. Informatik Sözlügü: appear: görünmek Devamını Oku

  • snake: Ingilizce Türkçe: snake: i. 1. yılan. 2. sinsi ve hain kimse. f. 1. yılan gibi sessizce ilerlemek. 2. yılan gibi kıvrılmak. Devamını Oku

  • straddle: Ingilizce Türkçe: straddle: f. 1. (ata biner gibi) bacaklarını açarak (bir şeyin) üstüne binmek; (bir şeyin) üstünde ata binmiş gibi oturmak. 2. (bir yer) (her iki tarafında) bulunmak. 3. (biri) (her iki tarafı) desteklemek. Devamını Oku

  • pit: Ingilizce Türkçe: pit: i. 1. çukur: rifle pit avcı çukuru. target pit hedef çukuru. orchestra pit orkestra çukuru. 2. kısmen yere gömülü sera. 3. (ciltte kalan çiçek izi gibi) iz. 4. İng. maden kuyusu. f. (–ted, –ting) 1. (bir yerde) çukurlar açmak. 2. (hastalık) (birinin yüzünü) çopurlaştırmak. Ingilizce Türkçe: pit: i. şeftali gibi etli Devamını Oku

  • be on tap: Ingilizce Türkçe: be on tap: 1. k. dili hazır bulunmak. 2. (bira) fıçıdan alınıp satılmak. Devamını Oku

  • leading zero: Elektronik Sözlük: leading zero: öndeki sıfır Teknik Sözlük: leading zero: öndeki sıfır Informatik Sözlügü: leading zero: öndeki sıfır Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar