wrongly Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede wrongly sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: wrongly: z. 1. haksız bir şekilde. 2. uygun olmayan/yanlış bir şekilde. 3. yanlış/hatalı bir şekilde.

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede wrongly ile alakalı bazı sözcükler:

  • wrong: Ingilizce Türkçe: wrong: s. 1. yanlış, gerçeğe uymayan: He gave the wrong answer. Yanlış cevap verdi. We´re on the wrong road. Yanlış yoldayız. We boarded the wrong train. Yanlış trene bindik. I´ve dialed the wrong number. Yanlış numara çevirdim. 2. yanılmış: You´re wrong about that. Onda yanılıyorsun. 3. dince/ahlakça suç sayılan: Stealing is wrong. Devamını Oku

  • inexact: Ingilizce Türkçe: inexact: s. 1. tam doğru olmayan, yanlış, hatalı. 2. kesin olmayan. Devamını Oku

  • properly: Ingilizce Türkçe: properly: z. 1. esaslı bir şekilde. 2. doğru dürüst; gerektiği gibi, layıkıyla; doğru/uygun bir şekilde; kurallara uygun bir şekilde 3. İng., k. dili adamakıllı, bayağı. Devamını Oku

  • right: Ingilizce Türkçe: right: s. 1. (ahlakça) doğru: Do what´s right! Doğru olanı yap! 2. doğru, yanlış olmayan: What you said is right. Dediğiniz doğru. That´s not the right answer. O cevap doğru değil. 3. haklı: You´re right. Haklısın. 4. uygun; istenildiği gibi olan: He´s not the right man for this job. O, bu işin Devamını Oku

  • mistaken: Ingilizce Türkçe: mistaken: f., bak. mistake. s. yanlış, yanlış fikre dayanan, hatalı. Devamını Oku

  • unfit: Ingilizce Türkçe: unfit: s. 1. uygun olmayan: He is unfit for this job. Bu işe uygun biri değil. 2. sağlık açısından uygun olmayan; formunda olmayan. Devamını Oku

  • inaccurate: Ingilizce Türkçe: inaccurate: s. yanlış, kusurlu, hatalı. Teknik Sözlük: inaccurate: yanlış Devamını Oku

  • mis-: Ingilizce Türkçe: mis-: önek yanlış, kötü, hatalı. Devamını Oku

  • erroneous: Ingilizce Türkçe: erroneous: s. yanlış, hatalı. Devamını Oku

  • abuse: Ingilizce Türkçe: abuse: i. 1. yetkiyi/görevi kötüye kullanma, suiistimal; doğru olmayan bir şekilde kullanma; gereği gibi kullanmama; istismar. 2. kötüleme. 3. kötü davranma; acı çektirme; dövme. 4. cinsel taciz. Ingilizce Türkçe: abuse: f. 1. (yetkiyi/görevi) kötüye kullanmak, suiistimal etmek; doğru olmayan bir şekilde kullanmak; gereği gibi kullanmamak; istismar etmek. 2. kötülemek. 3. kötü davranmak; Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar