wreathe Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede wreathe sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: wreathe: f. 1. (bir şeyin) üstünü örtmek; sarmak: Mist wreathed the peaks. Dağların tepeleri sisle sarılıydı. 2. (duman) döne döne yükselmek.

İngilizcede wreathe ile alakalı bazı sözcükler:

  • mist: Ingilizce Türkçe: mist: i. 1. sis, duman, pus. 2. buhar, buğu. 3. karartı. f. 1. sisle kaplamak, sis basmak. 2. buğulamak; buğulanmak. 3. çiselemek. Devamını Oku

  • envelop: Ingilizce Türkçe: envelop: f. sarmak; kuşatmak, örtmek. Devamını Oku

  • smoke: Ingilizce Türkçe: smoke: i. 1. duman. 2. k. dili sigara. 3. duman rengi, füme. f. 1. sigara içmek; (sigara, pipo, puro, afyon v.b.´ni) içmek. 2. tütmek; duman çıkarmak; dumanı geri vermek. 3. (eti/balığı) füme etmek, tütsülemek, dumana tutmak, dumanlamak. 4. (arıları) dumanla sersemletmek. 5. (bir yeri) dumanlandırmak, sislendirmek, sislemek. Teknik Sözlük: smoke: v.tüt:n.duman Devamını Oku

  • muffle: Ingilizce Türkçe: muffle: f. 1. in/with -e sarınmak. 2. up sarınıp sarmalanmak; sarıp sarmalamak. 3. (bir şeyi) ses çıkarmayacak bir şekilde örtmek/sarmak. Devamını Oku

  • smoky: Ingilizce Türkçe: smoky: s. 1. tüten, duman çıkaran. 2. duman gibi, dumana benzeyen. 3. dumanlı. 4. duman rengi, füme. Devamını Oku

  • cloud: Ingilizce Türkçe: cloud: i. 1. bulut. 2. duman veya toz bulutu. 3. leke. f. 1. bulutlanmak, kararmak; bulutla kaplamak, karartmak, örtmek. 2. bulandırmak; bulanmak. 3. gölge düşürmek, bozmak. 4. lekelemek. 5. şüphe altında bırakmak. Teknik Sözlük: cloud: bulut Devamını Oku

  • tower: Ingilizce Türkçe: tower: i. kule. f. 1. (up) yükselmek. 2. over/above -in üstünden yükselmek. Devamını Oku

  • flue: Ingilizce Türkçe: flue: i. büyük bir baca içindeki birkaç ayrı duman yolunun her biri; duman yolu. Devamını Oku

  • screen: Ingilizce Türkçe: screen: i. 1. ekran; beyazperde. 2. paravana, bölme. 3. elek, kalbur. 4. perde, örtü: A screen of pines runs along the north side of the field. Çamlar tarlanın kuzey kenarında bir perde oluşturuyor. f. 1. off önüne bir şey koyarak (bir yeri/bir şeyi) örtmek/kapatmak/( bir yerin/bir şeyin) gözükmemesini sağlamak. 2. siper etmek; Devamını Oku

  • surround: Ingilizce Türkçe: surround: f. 1. çevrelemek, çevirmek, -in etrafını çevirmek/sarmak. 2. ask. kuşatmak, sarmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar