worship Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede worship sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: worship: f. (--ed/--ped, --ing/--ping) 1. tapmak; ibadet etmek; tapınmak: His father worshiped God; he worships money. Babası Allaha tapardı; kendisi paraya tapıyor. They´ve worshiped there for years. Yıllarca orada ibadet ettiler. 2. tapınmak, taparcasına sevmek: He worships her. Ona tapınıyor. i. ibadet; tapma; tapınma.

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede worship ile alakalı bazı sözcükler:

  • adore: Ingilizce Türkçe: adore: f. 1. tapınmak, tapmak, çılgınca sevmek. 2. (Allaha) tapınmak, tapmak. Devamını Oku

  • worshiper: Ingilizce Türkçe: worshiper: i. ibadet eden kimse, Allaha tapınan kimse; tapan kimse; tapınan kimse. Devamını Oku

  • sire: Ingilizce Türkçe: sire: i. 1. baba, peder. 2. bir hayvanın babası: Arap´s sire was Karabaş. Arap´ın babası Karabaş´tı. 3. eski Majesteleri. (Krala hitap ederken kullanılırdı.). f. -in babası olmak: He´s sired twenty children. Yirmi çocuğun babası. Devamını Oku

  • in acknowledgment of: Ingilizce Türkçe: in acknowledgment of: -in karşılığı olarak: in acknowledgment of his years of service yıllarca verdiği hizmetin karşılığı olarak. Devamını Oku

  • absent o.s.: Ingilizce Türkçe: absent o.s.: 1. çıkmak, gitmek: I shall absent myself. Çıkacağım. He absented himself for a few days. Birkaç gün yoktu. 2. from -den uzak durmak, -e katılmamak, -e karışmamak: For years he has absented himself from all society. Yıllarca insanlardan uzak durdu. Devamını Oku

  • offer/return thanks: Ingilizce Türkçe: offer/return thanks: Allaha şükretmek, Allaha şükranlarını sunmak. Devamını Oku

  • strain: Ingilizce Türkçe: strain: f. 1. kendini zorlamak; (kaslar) gerilerek zorlanmak; ıkınmak. 2. (kası) zorlayarak incitmek. 3. (bir şey yapmaya) kendini zorlamak/çok gayret etmek: She strained to reach the high notes. Tiz notaları söylemek için sesini zorladı. They strained to hear what was being said. Söylenenleri duymak için çok gayret ettiler. 4. -i süzgeçten geçirmek, Devamını Oku

  • undermine: Ingilizce Türkçe: undermine: 1. (yavaş yavaş/sinsice) zarar vermek: Years of dissipation had undermined his health. Yıllarca süren sefahat sağlığına zarar vermişti. Their activities are undermining the authority of the state. Onların faaliyetleri devletin otoritesini sarsıyor. 2. (bir şeyin) altındaki toprağı kazarak çıkarmak; (bir şeyin) altındaki toprağı oymak. Devamını Oku

  • Like father, like son!: Ingilizce Türkçe: Like father, like son!: k. dili Tıpkı babası!/Babasına çekmiş! Devamını Oku

  • flop: Ingilizce Türkçe: flop: f. (–ped, –ping) 1. çırpınmak. 2. k. dili başaramamak. 3. (bir şeyi) birden sertçe bırakıvermek. i., k. dili başarısızlık, fiyasko. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar