worsen Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede worsen sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: worsen: f. daha kötü olmak, kötüleşmek, kötüye gitmek; (hasta) kötüleşmek; daha kötü bir hale getirmek, kötüleştirmek.

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede worsen ile alakalı bazı sözcükler:

  • tighten up on: Ingilizce Türkçe: tighten up on: (kanunu) daha etkili bir hale getirmek, sertleştirmek. Devamını Oku

  • systematize: Ingilizce Türkçe: systematize: f. sistemli bir hale getirmek, sistemleştirmek, dizgeleştirmek. Devamını Oku

  • liven s.t. up: Ingilizce Türkçe: liven s.t. up: bir şeyi daha canlı bir hale getirmek. Devamını Oku

  • zip s.t. up: Ingilizce Türkçe: zip s.t. up: k. dili 1. bir hareketi hızlandırmak. 2. bir şeyi daha neşeli/hareketli/oynak bir hale getirmek. Devamını Oku

  • sweeten: Ingilizce Türkçe: sweeten: f. 1. tatlılaştırmak, tatlı yapmak, şeker tadı vermek. 2. daha hoş yapmak; daha hoş bir hale getirmek, tatlılaştırmak, daha çekici yapmak; iticiliğini azaltmak. Devamını Oku

  • suit: Ingilizce Türkçe: suit: i. 1. (erkek için) takım elbise; (kadın için) döpiyes. 2. tek, iki veya daha fazla parçadan oluşan giysi: track suit eşofman. bathing suit mayo. suit of armor zırh takımı. 3. isk. takım. 4. huk. dava. f. 1. uygun gelmek; (birinin) zevkine/ihtiyacına göre olmak: It suits his needs. İhtiyaçlarını karşılar. Will it Devamını Oku

  • homogenize: Ingilizce Türkçe: homogenize: f. 1. homojenleştirmek, bağdaşık hale getirmek. 2. dövüp kıvamına getirmek. Teknik Sözlük: homogenize: homojenleştir Devamını Oku

  • render: Ingilizce Türkçe: render: f. 1. kılmak, … duruma getirmek, -leştirmek: render possible mümkün kılmak. render unnecessary gereksiz kılmak. render defenseless savunmasız duruma getirmek. render helpless çaresiz bırakmak. render s.o. unable to do s.t. birini bir şeyi yapamayacak duruma getirmek. 2. (sanat eserini) icra etmek/yorumlamak: She rendered that sonata beautifully. O sonatı güzel icra etti. Devamını Oku

  • toughen: Ingilizce Türkçe: toughen: f. 1. -i (zor durumlara alıştırarak) daha dayanıklı/güçlü yapmak; (zor durumlara alışarak) daha dayanıklı/güçlü olmak. 2. sertleştirmek; sertleşmek. Devamını Oku

  • less: Ingilizce Türkçe: less: z. daha az: less attractive daha az çekici. Eat less! Daha az ye! s. daha az: Eat less cake! Daha az kek ye! i. daha az: He gave me less. Bana daha az verdi. She found less than fifty. Elliden daha az buldu. edat eksi: Three less two equals one. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar