worrisome Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede worrisome sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: worrisome: s. kaygı verici, kaygılandırıcı.

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede worrisome ile alakalı bazı sözcükler:

  • worry: Ingilizce Türkçe: worry: f. 1. (about) merak/kaygı içinde olmak, merak etmek; kaygılanmak, üzülmek; -i merak içinde bırakmak, -i kaygılandırmak, -i rahatsız etmek: Don´t worry about it! Onu merak etme! What´s worrying you? Seni kaygılandıran ne? That doesn´t worry me at all. O beni hiç rahatsız etmiyor. Don´t worry! Merak etme!/Üzme canını! 2. -e Devamını Oku

  • uneasy: Ingilizce Türkçe: uneasy: s. 1. tedirgin; huzursuz; endişeli, kaygılı. 2. rahatsız eden. 3. endişelendirici, kaygılandırıcı. 4. her an bozulabilecek (bir barış/koalisyon). Devamını Oku

  • concern: Ingilizce Türkçe: concern: i. 1. (birini) ilgilendiren şey: It´s one of our major concerns. Bizi en çok ilgilendiren şeylerden biri. 2. ilgi: I understand the reason for your concern. Duyduğunuz ilginin sebebini anlıyorum. 3. endişe, kaygı: That is not a cause for concern. Kaygılanılması gereken bir şey değil o. 4. firma. f. 1. ilgili Devamını Oku

  • ominous: Ingilizce Türkçe: ominous: s. uğursuz, meşum; hayra yorulamayan, kara; insanın keyfini kaçıran, kaygı verici. Devamını Oku

  • carefree: Ingilizce Türkçe: carefree: s. tasasız, kaygısız, dertsiz. Teknik Sözlük: carefree: kaygısız Devamını Oku

  • worrying: Ingilizce Türkçe: worrying: s., bak. worrisome. Devamını Oku

  • encouraging: Ingilizce Türkçe: encouraging: s. 1. ümitlendirici, umut verici. 2. teşvik edici, özendirici. 3. cesaret verici, yüreklendirici. Devamını Oku

  • aging: Teknik Sözlük: aging: n.yaşlanma:v.yaşlandır:prep.yaşlandırarak Devamını Oku

  • transmitter: Ingilizce Türkçe: transmitter: i. 1. radyo, TV verici. 2. (telgrafa ait) iletici. Elektronik Sözlük: transmitter: gönderici, göndermeç, verici Devamını Oku

  • land: Ingilizce Türkçe: land: i. 1. kara. 2. toprak, yer, arsa. 3. ülke, memleket. 4. emlak, arazi. f. 1. karaya çıkarmak/çıkmak. 2. yere indirmek/inmek: That airplane is about to land. O uçak inmek üzere. 3. (gemiden yük, yolcu v.b.´ni) indirmek. 4. (balık) tutup karaya çıkarmak. 5. elde etmek, kazanmak. 6. (yumruk) indirmek. Teknik Sözlük: land: Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar