workspace Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede workspace sözcüğü ne demektir?

Elektronik Sözlük: workspace: çalışma alanı

Teknik Sözlük: workspace: çalışma alanı

Informatik Sözlügü: workspace: Çalışma alanı

İngilizcede workspace ile alakalı bazı sözcükler:

  • domain: Ingilizce Türkçe: domain: i. 1. nüfuz alanı, nüfuz bölgesi. 2. bilgi alanı; ilgi alanı: It´s not in my domain. O benim alanım dışında. Elektronik Sözlük: domain: 1) etki alanı; 2) alıt, tanım kümesi Teknik Sözlük: domain: bölge Informatik Sözlügü: domain: etki alanı Informatik Sözlügü: domain: tanım kümesi Devamını Oku

  • disk space: Elektronik Sözlük: disk space: disk alanı Teknik Sözlük: disk space: disk alanı Informatik Sözlügü: disk space: disk alanı Devamını Oku

  • purview: Ingilizce Türkçe: purview: i. 1. alan (Soyut anlamda kullanılır.): That´s not within the purview of the Tax Office. Vergi Dairesi´nin yetki alanına girmiyor o. Does that come within your purview? O senin bilgi alanına giriyor mu? 2. (bir yasanın) hüküm alanı. Devamını Oku

  • destination field: Elektronik Sözlük: destination field: 1) varış noktası alanı, 2) erek alanı Devamını Oku

  • area: Ingilizce Türkçe: area: i. 1. alan, saha; bölge, mıntıka; civar, yöre: We will use that meadow as a parking area. O çayırı park alanı olarak kullanacağız. There are a number of mountainous areas in Turkey. Türkiye´de birkaç dağlık bölge var. The area around İzmir is full of ancient ruins. İzmir´in civarı eski harabelerle dolu. Devamını Oku

  • transient area: Teknik Sözlük: transient area: geçici program alanı Informatik Sözlügü: transient area: geçici program alanı Devamını Oku

  • vision: Ingilizce Türkçe: vision: i. 1. görme; görüş: The operation restored his vision. Ameliyat yeniden görmesini sağladı. field of vision görüş alanı. 2. öngörü. 3. önsezi. 4. hayal gücü, imgelem. 5. hayal, düş, rüya. 6. çok güzel kimse/şey: That woman is a vision. O kadın çok güzel. Elektronik Sözlük: vision: 1) geniş görüş; 2) görme, Devamını Oku

  • induction field: Elektronik Sözlük: induction field: doğuşturu alanı Teknik Sözlük: induction field: endüksiyon alanı Devamını Oku

  • field: Ingilizce Türkçe: field: i. 1. tarla. 2. çayır; otlak, mera. 3. alan, saha. f. (bir spor takımını) sahaya çıkarmak. Elektronik Sözlük: field: alan Teknik Sözlük: field: alan Informatik Sözlügü: field: alan Devamını Oku

  • specialize: Ingilizce Türkçe: specialize: f. in 1. -in uzmanlık alanı/özel ilgi alanı (belirli bir şey) olmak: That firm specializes in tax law. O firmanın uzmanlık alanı vergi hukuku. 2. ihtisas yapmak: She is specializing in pediatrics. Pediyatri ihtisası yapıyor. He is specializing in Ottoman history. Osmanlı tarihi üzerinde ihtisas yapıyor. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar