work up Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede work up sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: work up: 1. (ilgi, heves, heyecan v.b.´ni) uyandırmak. 2. (birinin) duygularını giderek doruğa çıkarmak: She worked the crowd up into a frenzy. Kalabalığı giderek çılgın bir hale getirdi. 3. hareket ede ede (susamış/acıkmış/terlemiş) bir hale gelmek: You´ve worked up a sweat. Hareket ede ede terledin. They had worked up an appetite. Hareket ede ede iştahları açılmıştı. 4. into (bir şeyi) geliştirerek (başka bir şey) yapmak: Maybe they can work it up into a book. Belki onu geliştirip kitap haline getirebilirler. 5. to giderek (bir yere) varmak: The symphony´s last movement works up to a magnificent conclusion. Senfoninin son bölümü yavaş yavaş muhteşem bir bitişe dönüşüyor.

İngilizcede work up ile alakalı bazı sözcükler:

  • work: Ingilizce Türkçe: work: i. iş; emek: He´s gone to work. İşe gitti. Do you like your work? İşini seviyor musun? They´re at work now. Onlar şimdi işte. That´s going to take a lot of work. O çok iş ister. She´s put a lot of work into this. Buna çok emek harcadı. They´re not afraid Devamını Oku

  • work o.s. into: Ingilizce Türkçe: work o.s. into: 1. giderek (belirli bir hale) girmek: You´re working yourself into a rage. Öfken kabara kabara galeyana geliyorsun. 2. (biri) çalışmalarıyla kendini ispatlayarak (bir işe) girmek veya (bir mevkie) gelmek: He´s worked himself into a job. Çalışmalarıyla kendini ispatlayarak kendine bir iş edindi. Devamını Oku

  • work one´s way: Ingilizce Türkçe: work one´s way: 1. (öğrenci) çalışarak (okul/üniversite) ücretlerini karşılamak. 2. into yavaş yavaş (bir yere/gruba) girmek: She worked her way into their club. Yavaş yavaş kendini onların kulübüne kabul ettirdi. 3. up çalışmalarıyla kendini ispatlayarak derece derece terfi etmek. Devamını Oku

  • up to one´s ears in work: Ingilizce Türkçe: up to one´s ears in work: fazla meşgul. Devamını Oku

  • work out: Ingilizce Türkçe: work out: 1. antrenman/idman yapmak. 2. (plan, proje v.b.) başarılı olmak veya iyi bir şekilde sonuçlanmak. 3. at/to (belirli bir miktara) gelmek: Your share works out at fifty million liras. Senin payına elli milyon lira düşüyor. 4. (bir plan v.b.´ni) hazırlamak/düzenlemek: They worked out a compromise. Bir uzlaşmaya vardılar. 5. (problemi/sorunu) çözmek, Devamını Oku

  • work off: Ingilizce Türkçe: work off: (çalışarak/hareket ederek) (bir şeyi) gidermek: He worked off his anger by running in the park for a couple of hours. İki saat parkta koşarak öfkesini giderdi. Devamını Oku

  • work s.t. loose: Ingilizce Türkçe: work s.t. loose: bir şeyi yavaş yavaş gevşetmek. Devamını Oku

  • write s.t. up: Ingilizce Türkçe: write s.t. up: 1. notları rapor, kitap v.b. haline sokmak: I´ll write up these notes later. Bu notları daha so a esaslı bir şekle sokarım. 2. bir fikri hikâye, kitap v.b.´ne dönüştürmek. 3. birini/bir olayı makale konusu yapmak. Devamını Oku

  • work on: Ingilizce Türkçe: work on: 1. -i etkilemek, -e tesir etmek. 2. (birini) ikna etmeye çalışmak. 3. -i yapmak; -i hazırlamak; -in üzerinde çalışmak; -in yapımıyla uğraşmak/meşgul olmak: He´s still working on that map. Hâlâ o harita üzerinde çalışıyor. They´re working on our new house today. Bugün yeni evi- mizin yapımıyla uğraşıyorlar. 4. -in tamiriyle Devamını Oku

  • take off from work: Ingilizce Türkçe: take off from work: izin alarak işe gitmemek. Ingilizce Türkçe: take off from work: (geçici olarak) işi bırakmak: He took off from work for an hour in order to go to the dentist. Dişçiye gitmek için bir saatliğine işi bıraktı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar