work s.o./s.t. in Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede work s.o./s.t. in sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: work s.o./s.t. in: birini/bir şeyi zaten dolu olan programına sokmak.

İngilizcede work s.o./s.t. in ile alakalı bazı sözcükler:

  • work s.o. over: Ingilizce Türkçe: work s.o. over: k. dili 1. birini çok dövmek, birinin pestilini çıkarmak. 2. birini iyice tartaklamak. Devamını Oku

  • set s.o. to work: Ingilizce Türkçe: set s.o. to work: birini işe koşmak. Devamını Oku

  • lead s.o. a dance/lead s.o. a (merry) chase: Ingilizce Türkçe: lead s.o. a dance/lead s.o. a (merry) chase: birini çok uğraştırmak; birini çok zahmete sokmak; birini çok yormak. Devamını Oku

  • drive s.o. to the wall/drive s.o. up against the wall: Ingilizce Türkçe: drive s.o. to the wall/drive s.o. up against the wall: k. dili 1. birini iflas ettirmek; birini iflasa sürüklemek; birini iflasın eşiğine getirmek. 2. birini çok zor bir duruma sokmak, birini köşeye sıkıştırmak. Devamını Oku

  • put s.o. out: Ingilizce Türkçe: put s.o. out: k. dili 1. birini zahmete sokmak; birini rahatsız etmek. 2. birini kızdırmak. Devamını Oku

  • work s.t. in: Ingilizce Türkçe: work s.t. in: 1. bir şeyi yer yer katmak. 2. bir şeyi ovarak sürmek. Devamını Oku

  • put s.o. on the spot: Ingilizce Türkçe: put s.o. on the spot: k. dili birini zor bir duruma sokmak. Ingilizce Türkçe: put s.o. on the spot: k. dili birini zor bir duruma sokmak/düşürmek, birini zor bir durumda bırakmak. Devamını Oku

  • put s.o. through the wringer: Ingilizce Türkçe: put s.o. through the wringer: k. dili anasından emdiği sütü burnundan getirmek, birine güçlük/sıkıntı çektirmek; birinin imanını gevretmek; birini cendereye sokmak/koymak, birini çok sıkıştırmak. Devamını Oku

  • take s.o. in: Ingilizce Türkçe: take s.o. in: 1. (polis) birini karakola götürmek; birini tutuklamak. 2. birini içeriye götürmek; birini içeriye almak: He took her in to dinner. Onu içeriye yemeğe götürdü. He took her in. Onu içeriye aldı. 3. birini kapsamak/içermek/ihtiva etmek. 4. birini aldatmak/dolandırmak. Devamını Oku

  • work: Ingilizce Türkçe: work: i. iş; emek: He´s gone to work. İşe gitti. Do you like your work? İşini seviyor musun? They´re at work now. Onlar şimdi işte. That´s going to take a lot of work. O çok iş ister. She´s put a lot of work into this. Buna çok emek harcadı. They´re not afraid Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar