work o.s. into Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede work o.s. into sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: work o.s. into: 1. giderek (belirli bir hale) girmek: You´re working yourself into a rage. Öfken kabara kabara galeyana geliyorsun. 2. (biri) çalışmalarıyla kendini ispatlayarak (bir işe) girmek veya (bir mevkie) gelmek: He´s worked himself into a job. Çalışmalarıyla kendini ispatlayarak kendine bir iş edindi.

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede work o.s. into ile alakalı bazı sözcükler:

  • work one´s way: Ingilizce Türkçe: work one´s way: 1. (öğrenci) çalışarak (okul/üniversite) ücretlerini karşılamak. 2. into yavaş yavaş (bir yere/gruba) girmek: She worked her way into their club. Yavaş yavaş kendini onların kulübüne kabul ettirdi. 3. up çalışmalarıyla kendini ispatlayarak derece derece terfi etmek. Devamını Oku

  • work up: Ingilizce Türkçe: work up: 1. (ilgi, heves, heyecan v.b.´ni) uyandırmak. 2. (birinin) duygularını giderek doruğa çıkarmak: She worked the crowd up into a frenzy. Kalabalığı giderek çılgın bir hale getirdi. 3. hareket ede ede (susamış/acıkmış/terlemiş) bir hale gelmek: You´ve worked up a sweat. Hareket ede ede terledin. They had worked up an appetite. Hareket Devamını Oku

  • work o.s. out of a job: Ingilizce Türkçe: work o.s. out of a job: (bilerek/bilmeyerek) kendi çabalarıyla kendi işini lüzumsuz hale getirmek; (bilerek/bilmeyerek) kendi çabalarıyla kendini işinden etmek. Devamını Oku

  • work: Ingilizce Türkçe: work: i. iş; emek: He´s gone to work. İşe gitti. Do you like your work? İşini seviyor musun? They´re at work now. Onlar şimdi işte. That´s going to take a lot of work. O çok iş ister. She´s put a lot of work into this. Buna çok emek harcadı. They´re not afraid Devamını Oku

  • work out: Ingilizce Türkçe: work out: 1. antrenman/idman yapmak. 2. (plan, proje v.b.) başarılı olmak veya iyi bir şekilde sonuçlanmak. 3. at/to (belirli bir miktara) gelmek: Your share works out at fifty million liras. Senin payına elli milyon lira düşüyor. 4. (bir plan v.b.´ni) hazırlamak/düzenlemek: They worked out a compromise. Bir uzlaşmaya vardılar. 5. (problemi/sorunu) çözmek, Devamını Oku

  • work s.o./s.t. in: Ingilizce Türkçe: work s.o./s.t. in: birini/bir şeyi zaten dolu olan programına sokmak. Devamını Oku

  • set s.o. to work: Ingilizce Türkçe: set s.o. to work: birini işe koşmak. Devamını Oku

  • work s.o. over: Ingilizce Türkçe: work s.o. over: k. dili 1. birini çok dövmek, birinin pestilini çıkarmak. 2. birini iyice tartaklamak. Devamını Oku

  • throw s.o. out of work: Ingilizce Türkçe: throw s.o. out of work: birinin işsiz kalmasına sebep olmak. Devamını Oku

  • work on: Ingilizce Türkçe: work on: 1. -i etkilemek, -e tesir etmek. 2. (birini) ikna etmeye çalışmak. 3. -i yapmak; -i hazırlamak; -in üzerinde çalışmak; -in yapımıyla uğraşmak/meşgul olmak: He´s still working on that map. Hâlâ o harita üzerinde çalışıyor. They´re working on our new house today. Bugün yeni evi- mizin yapımıyla uğraşıyorlar. 4. -in tamiriyle Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar