outgoing Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede outgoing sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: outgoing: s. 1. sempatik, cana yakın. 2. girgin. 3. giden, çıkan. 4. ayrılan, kalkan. i. gidiş, çıkış.

Elektronik Sözlük: outgoing: giden, çıkış

Teknik Sözlük: outgoing: giden

Informatik Sözlügü: outgoing: giden

İngilizcede outgoing ile alakalı bazı sözcükler:

  • outgoing calls barred: Elektronik Sözlük: outgoing calls barred: giden aramalara kapalı Devamını Oku

  • outgoing traffic: Elektronik Sözlük: outgoing traffic: çıkış trafiği Devamını Oku

  • outgoing line circuit: Elektronik Sözlük: outgoing line circuit: çıkış hat devresi Devamını Oku

  • see which way the wind is blowing: Ingilizce Türkçe: see which way the wind is blowing: k. dili gidişatın nasıl olduğunu görmek, gidişatı görmek; gidişata bakmak. Devamını Oku

  • sympathetic: Ingilizce Türkçe: sympathetic: s. 1. birinin duygularını anlayıp paylaşan, anlayışlı, halden anlayan. 2. sempatik, sıcakkanlı. 3. olumlu, iyi. Tip Sözlügü: sympathetic: sempatik Devamını Oku

  • outbox: Elektronik Sözlük: outbox: giden kutusu Teknik Sözlük: outbox: giden kutusu Informatik Sözlügü: outbox: giden kutusu Devamını Oku

  • shield: Ingilizce Türkçe: shield: i. 1. kalkan. 2. siper; koruyucu şey. f. korumak; siper etmek: He shielded his eyes with his hand. Elini gözlerine siper etti. Elektronik Sözlük: shield: 1) koruyucu ekran; 2) zırh (kablo) Teknik Sözlük: shield: v.kalkanla:n.kalkan Devamını Oku

  • tenor: Ingilizce Türkçe: tenor: i. 1. genel anlam. 2. gidiş, gidişat, akış: the tenor of events olayların akışı. the tenor of the times çağın gidişi. 3. müz. tenor. Devamını Oku

  • pace: Ingilizce Türkçe: pace: i. 1. (yürürken atılan) adım. 2. bir adımda alınan yol. 3. gidiş, yürüyüş. 4. yürüyüş hızı. 5. hız, tempo, gidiş. f. 1. adımlamak. 2. bir aşağı bir yukarı yürümek/dolaşmak, volta atmak; -i arşınlamak. 3. (yarışçının) hızını ayarlamak. Elektronik Sözlük: pace: ilerleme hızı Teknik Sözlük: pace: v.adımla:n.adım Informatik Sözlügü: pace: ilerleme hızı Devamını Oku

  • course: Ingilizce Türkçe: course: i. 1. izlenen yol; rota; seyir; gidiş; yön. 2. yol, plan. 3. kurs (dersler dizisi). 4. ahçı. yemek, kap, servis. f. 1. köpekle (av) kovalamak. 2. hızla akmak. Tip Sözlügü: course: gidişat Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar