outburst Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede outburst sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: outburst: i. 1. (birinin birdenbire söylediği) öfkeli/acı sözler. 2. birdenbire meydana gelme, patlama.

İngilizcede outburst ile alakalı bazı sözcükler:

  • occurrence: Ingilizce Türkçe: occurrence: i. 1. (meydana gelen herhangi bir) olay. 2. meydana gelme. 3. bulunma, olma. Devamını Oku

  • swoop down on: Ingilizce Türkçe: swoop down on: 1. birdenbire (birinin) üstüne çullanmak. 2. birdenbire inip/çıkıp (birini) yakalamak. i. 1. ani iniş. 2. baskın, polis baskını. Devamını Oku

  • spring: Ingilizce Türkçe: spring: f. (sprang/sprung; sprung) 1. over/across bir sıçrayışta (bir şeyin) üstünden geçmek, (bir engeli) sıçrayarak aşmak: He sprang over the wall. Bir sıçrayışta duvarı aştı. 2. up birdenbire meydana gelmek, türemek. 3. from -den kaynaklanmak, -den gelmek. 4. from -den fışkırmak. 5. up (bitki) bitmek. 6. çatlatmak; çatlamak. 7. birdenbire açılmak/kapanmak; birdenbire Devamını Oku

  • blast: Ingilizce Türkçe: blast: i. 1. patlama, infilak. 2. k. dili çok eğlendirici bir şey. f. 1. tahrip etmek, yıkmak, yakmak. 2. (soğuk/sıcak) (bitkiyi) kavurmak. Tip Sözlügü: blast: blast Teknik Sözlük: blast: v.patlat:n.patlama Devamını Oku

  • explosion: Ingilizce Türkçe: explosion: i. patlama, infilak. Teknik Sözlük: explosion: patlama Devamını Oku

  • burst: Ingilizce Türkçe: burst: f. (burst) patlamak, yarılmak. i. 1. patlama, çatlama. 2. ileri atılma. s. patlamış, patlak. Elektronik Sözlük: burst: 1) patlama, çoğuşma; 2) kağıt ayırma Teknik Sözlük: burst: v.patla:n.patlama Informatik Sözlügü: burst: kağıt ayırmak Devamını Oku

  • strike: Ingilizce Türkçe: strike: f. (struck, struck/strick.en) 1. vurmak. 2. çarpmak: The ship struck the iceberg. Gemi aysberge çarptı. 3. (yıldırım) düşmek. 4. (kibriti) çakmak, yakmak: Strike a match! Kibrit çak! He struck the match on the rock. Kibriti taşa sürterek yaktı. 5. (piyanonun/daktilonun tuşlarına) basmak. 6. (saat) (belirli bir zamanı) çalmak: The clock´s struck Devamını Oku

  • put s.o./s.t. to the test: Ingilizce Türkçe: put s.o./s.t. to the test: birini/bir şeyi denemek/sınamak; birinin/bir şeyin nasıl/ne mene biri/bir şey olduğunu göstermek/meydana çıkarmak. Devamını Oku

  • mercurial: Ingilizce Türkçe: mercurial: s. 1. cıvalı. 2. canlı, cıva gibi. 3. birdenbire değişen/parlayan; ruhsal durumu birdenbire değişen; değişken. Devamını Oku

  • skyrocket: Ingilizce Türkçe: skyrocket: i. havai fişek. f. birdenbire yükselmek/artmak, fırlamak; birdenbire yükseltmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar