outbid Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede outbid sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: outbid: f. (out.bid, --ding) (açık artırmada) (-den) daha fazla fiyat vermek.

İngilizcede outbid ile alakalı bazı sözcükler:

  • bid: Ingilizce Türkçe: bid: f. (bid, –ding) 1. açık artırmada fiyat artırmak. 2. briç deklarasyon yapmak. 3. önermek. i. 1. öneri. 2. girişim, teşebbüs. Ingilizce Türkçe: bid: f. (bade/bid, –den/bid, –ding) 1. emretmek, kumanda etmek. 2. demek, söylemek. Teknik Sözlük: bid: v.açık indirime gir:n.parasal teklif Devamını Oku

  • underbid: Ingilizce Türkçe: underbid: f. (un.der.bid, –ding) (başka bir kimse veya firmadan) daha aşağı fiyat teklif etmek. Devamını Oku

  • overcharge: Ingilizce Türkçe: overcharge: f. 1. -den fazla para/fiyat istemek. 2. elek., mak. fazla yüklemek, fazla doldurmak. i. 1. fazla fiyat. 2. elek., mak. fazla yük. Devamını Oku

  • more: Ingilizce Türkçe: more: s. 1. daha çok, daha fazla: He needs more money. Daha çok paraya ihtiyacı var. 2. daha: one more time bir kez daha. two more oranges iki portakal daha. z. (than) 1. (-den) daha. 2. (-den) daha çok. Devamını Oku

  • any more: Ingilizce Türkçe: any more: 1. artık: Belma doesn´t live here any more. Artık Belma burada oturmuyor. 2. daha fazla: Don´t give me any more! Bana daha fazla verme! Devamını Oku

  • than: Ingilizce Türkçe: than: bağ. 1. -den …: She likes him better than you. Onu senden daha fazla seviyor. Hülya´s more beautiful than she. Hülya ondan güzel. Can you work faster than Hasan? Hasan´dan hızlı çalışabilir misin? I know no one more talkative than you. Senden daha konuşkan bir kimse tanımıyorum. That´s easier said than Devamını Oku

  • any longer: Ingilizce Türkçe: any longer: daha fazla, daha: I can´t stay any longer. Daha fazla kalamam. Devamını Oku

  • slump: Ingilizce Türkçe: slump: i. 1. (fiyat, oy, müşteri sayısı v.b.´nde) düşüş, düşme. 2. iktisadi bunalım. f. 1. onto/to/over -in üstüne çöküvermek. 2. into -e çöküvermek. 3. -e yığılmak: He slumped to the floor. Yere yığıldı. 4. (fiyat, oy, müşteri sayısı v.b.) düşmek. Devamını Oku

  • overburden: Ingilizce Türkçe: overburden: f. 1. -e taşıyabileceğinden fazla yük yüklemek. 2. -e fazla iş vermek. 3. -in kapasitesini zorlamak/aşmak; -e fazla yük olmak. Devamını Oku

  • less: Ingilizce Türkçe: less: z. daha az: less attractive daha az çekici. Eat less! Daha az ye! s. daha az: Eat less cake! Daha az kek ye! i. daha az: He gave me less. Bana daha az verdi. She found less than fifty. Elliden daha az buldu. edat eksi: Three less two equals one. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar