out of spite Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede out of spite sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: out of spite: inadına: She did it out of spite. Onu inadına yaptı.

İngilizcede out of spite ile alakalı bazı sözcükler:

  • in spite of: Ingilizce Türkçe: in spite of: -e rağmen, -e karşın: He´s carrying on in spite of the difficulties. Zorluklara rağmen devam ediyor. Devamını Oku

  • just to spite: Ingilizce Türkçe: just to spite: -e inat: He´s doing this just to spite them. Onlara inat bunu yapıyor. Devamını Oku

  • spite: Ingilizce Türkçe: spite: i. garaz, garez, kin; nispet. f. nispet yapmak/vermek. Devamını Oku

  • cut off one´s nose to spite one´s face: Ingilizce Türkçe: cut off one´s nose to spite one´s face: k. dili gâvura kızıp oruç bozmak. Ingilizce Türkçe: cut off one´s nose to spite one´s face: k. dili gâvura kızıp oruç bozmak. Devamını Oku

  • out of: Ingilizce Türkçe: out of: 1. -den (Yeri değişen birinin/bir nesnenin çıkış yerini bildirir.): Take your hands out of your pockets! Ellerini ceplerinden çıkar! 2. dışında: It´s out of range. Menzil dışında. That´s out of my sphere. Bilgi alanımın dışında o. 3. -den uzak, dışında: It´s twenty kilometers out of town. Şehirden yirmi kilometre uzakta. Devamını Oku

  • tell on s.o.: Ingilizce Türkçe: tell on s.o.: k. dili birinin yaptığı olumsuz bir şeyi (başkasına) söylemek: He´s gone to tell the teacher on me. Hocaya ne yaptığımı söylemeye gitti. Don´t you tell on me! Ne yaptığımı kimseye söyleme! Devamını Oku

  • pay the piper: Ingilizce Türkçe: pay the piper: k. dili yaptığının/yaptıklarının sonuçlarına katlanmak: He did it, but it´s me who´s going to have to pay the piper. O yaptı, fakat ceremesini çekecek olan benim. Devamını Oku

  • check out: Ingilizce Türkçe: check out: 1. hesabını ödeyip (otel, pansiyon v.b.´nden) ayrılmak. 2. (bir şeyin) doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak. 3. with (bir şey) (başka bir şeye) uymak, iki şey birbirini tutmak: Does Reha´s story check out with hers? Reha´nın anlattığı onunkini tutuyor mu? 4. (of/from) (kütüphaneden) almak için (kitabın) çıkış kaydını yaptırmak; kitabın çıkış Devamını Oku

  • so as to: Ingilizce Türkçe: so as to: 1. -mek için: He did that so as to annoy me. Beni kızdırmak için yaptı. 2. -ecek bir şekilde: He coughed so as to attract Selmin´s attention. Selmin´in dikkatini çekecek bir şekilde öksürdü. Ingilizce Türkçe: so as to: -mek için: He did this so as to prevent theft. Bunu, Devamını Oku

  • check in: Ingilizce Türkçe: check in: 1. (otel v.b.´ne girince) kaydını yaptırmak: First you have to check in at the hotel´s reception desk. İlk önce otelin resepsiyonunda kaydını yaptırman lazım. 2. (havaalanındaki uçak bürosunda) biletini kontrol ettirmek/kontrol etmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar