ought Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede ought sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: ought: yardımcı f. -meli, -malı (Gereklilik ve zorunluluk belirtir.): I ought to go. Gitmeliyim. It ought not to be allowed. Buna izin verilmemeli. You ought to know better. Bu hareketin fena olduğunu bilmeniz gerekir. I ought to have stayed. Kalmalıydım. I ought to go. Gitmeliyim.

İngilizcede ought ile alakalı bazı sözcükler:

  • must: Ingilizce Türkçe: must: yardımcı f. 1. Şart belirtir: You must do it. Onu yapman şart. 2. Gereklilik belirtir: You must do it. Onu yapman lazım. 3. Kuvvetli bir tahmin belirtir: You must be freezing. Dondun herhalde. Ertuğrul must have done it. Herhalde Ertuğrul yaptı./Ertuğrul yaptı demek. 4. Kızgınlık/ yakınma/istihza belirtir: Despite being warned she Devamını Oku

  • May: Ingilizce Türkçe: May: i. mayıs, mayıs ayı. Ingilizce Türkçe: May: yardımcı f. (might) -ebilmek, -meli, -malı (İzin/olanak/olasılık belirtir.): May I have a drink of water? Bana bir bardak su verir misin? He may or may not come tomorrow. Yarın gelebilir de, gelmeyebilir de. Devamını Oku

  • allowed: Teknik Sözlük: allowed: v.izin ver:adj.izinli Devamını Oku

  • necessity: Ingilizce Türkçe: necessity: i. 1. gerekli şey. 2. gereksinim, ihtiyaç. 3. zorunluluk. Elektronik Sözlük: necessity: gereklilik Teknik Sözlük: necessity: gereklilik Devamını Oku

  • shall: Ingilizce Türkçe: shall: yardımcı f. (should) 1. Gelecek zaman kipinde kullanılır: I shall bolt the door. Kapıyı sürgüleyeceğim. 2. Kararlılık belirtir: I pledge my life that they shall be free. Hür bırakılacaklarına hayatım üzerine ant içerim. 3. Söz verme durumunda kullanılır: You shall have what you need. Size ne gerekirse vereceğim. 4. Emir belirtir: Devamını Oku

  • should: Ingilizce Türkçe: should: yardımcı f. 1. Manevi zorunluluk gösterir: I think I should go. Gitsem iyi olur galiba. Why shouldn´t I go? Niçin gitmeyeyim. You should apologize. Özür dilemelisin. You should have said “No!” “Hayır!” demeliydin. How should she have known he was a rogue? Serseri olduğunu ne bilsindi. 2. İhtimal gösterir: The weather Devamını Oku

  • have to: Ingilizce Türkçe: have to: -meli, -malı: I have to go. Gitmeliyim. had better -se iyi olur: I had better go. Gitsem iyi olur. Devamını Oku

  • Oh: Ingilizce Türkçe: Oh: ünlem 1. Ay! (Korku/şaşkınlık belirtir.). 2. Ay!/Ah!/Of! (Ağrı/acı belirtir.). 3. Ah! (Pişmanlık/özlem belirtir.). 4. Oh!/O! (Beğenme/sevinç/hayranlık belirtir.). 5. Of!/Öf! (Kızgınlık/hoşnutsuzluk belirtir.). 6. Birine seslenirken kullanılır: Oh, waiter! Will you bring us the bill? Garson, bize hesabı getirir misin? Devamını Oku

  • my off day: Ingilizce Türkçe: my off day: 1. izin günüm. 2. fena günüm. Devamını Oku

  • AH: Ingilizce Türkçe: AH: kıs. Anno Hegirae hicri. Ingilizce Türkçe: AH: ünlem 1. Ah! (Özlem/beğenme/pişmanlık/öfke/sevgi belirtir.). 2. Ah!/Of! (Acı belirtir.). 3. Vay! (Şaşkınlık belirtir.). Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar