Ottoman Türkçe anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

İngilizcede Ottoman sözcüğü ne demektir?

Ingilizce Türkçe: Ottoman: s., i. (çoğ. --s) Osmanlı.

Ingilizce Türkçe: Ottoman: i. 1. otoman, koltuklu sedir; sedir, kanepe. 2. (büyük) ayak iskemlesi. 3. otoman (kumaş).

İngilizcede Ottoman ile alakalı bazı sözcükler:

  • davenport: Ingilizce Türkçe: davenport: i. kanepe, sedir, divan; çekyat. Devamını Oku

  • couch: Ingilizce Türkçe: couch: i. kanepe, sedir, divan. Ingilizce Türkçe: couch: f. ifade etmek, beyan etmek. Devamını Oku

  • period: Ingilizce Türkçe: period: i. 1. devir: the Ottoman period Osmanlı devri. 2. dönem, devre: a period of political u est siyasi kargaşaların olduğu bir dönem. 3. süre, müddet: for a brief period kısa bir süre için. 4. jeol. devir, çağ. 5. âdet, aybaşı. 6. dilb. nokta. Elektronik Sözlük: period: dönem Tip Sözlügü: period: periyod Teknik Devamını Oku

  • specialize: Ingilizce Türkçe: specialize: f. in 1. -in uzmanlık alanı/özel ilgi alanı (belirli bir şey) olmak: That firm specializes in tax law. O firmanın uzmanlık alanı vergi hukuku. 2. ihtisas yapmak: She is specializing in pediatrics. Pediyatri ihtisası yapıyor. He is specializing in Ottoman history. Osmanlı tarihi üzerinde ihtisas yapıyor. Devamını Oku

  • under: Ingilizce Türkçe: under: edat 1. altına; altında; altından: They hid under the table. Masanın altına saklandılar. They were sitting under the umbrella. Şemsiyenin altında oturuyorlardı. under an oppressive regime zorba bir yönetim altında. Go around the ladder, not under it. Merdivenin etrafından dolan, altından geçme. 2. -den aşağı, -den eksik, -den az, -den küçük: Devamını Oku

  • run errands: Ingilizce Türkçe: run errands: ayak işleri yapmak; ayak işlerine bakmak. Devamını Oku

  • runner: Ingilizce Türkçe: runner: i. 1. koşucu. 2. yol halısı. 3. ayak işlerini yapan kimse, ayakçı. 4. bot. sürüngen sap. 5. İng., k. dili çalıfasulyesi. Devamını Oku

  • errand boy: Ingilizce Türkçe: errand boy: ayak işlerine bakan kimse, ayakçı. Devamını Oku

  • commode: Ingilizce Türkçe: commode: i. 1. lazımlık iskemlesi. 2. klozet. Devamını Oku

  • highchair: Ingilizce Türkçe: highchair: i. (yüksek) mama iskemlesi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar