fuzzy logic

Elektronik Sözlük: fuzzy logic: bulanık mantık

fuzz

Ingilizce Türkçe: fuzz: i. 1. hav. 2. ince tüyler, ayva tüyü. 3. kıvırcık saç. 4. argo polis. f. havlanmak.

fuzzy

Ingilizce Türkçe: fuzzy: s. 1. ince tüylerle kaplı. 2. çok tüylü (köpek v.b.). 3. hatları belirsiz, flu. 4. çok havlı (kumaş). 5. kıvırcık (saç). Elektronik Sözlük: fuzzy: bulanık, puslu Teknik Sözlük: fuzzy: bulanık

fuzzify

Elektronik Sözlük: fuzzify: bulanıklaştırma

fuze

Ingilizce Türkçe: fuze: i. (top mermisine ait) tapa.

future

Ingilizce Türkçe: future: s. gelecek, müstakbel. i. gelecek, istikbal.

fusty

Ingilizce Türkçe: fusty: s. 1. küf kokan. 2. eski, demode, küflenmiş, küflü.

fussy

Ingilizce Türkçe: fussy: s. kılı kırk yaran, çok titiz.

fuss

Ingilizce Türkçe: fuss: i. 1. gereksiz telaş/heyecan/öfke. 2. yaygara. f. ufak meseleleri sorun yapmak; ufak şeyler yüzünden telaşa düşmek.

fuselage

Ingilizce Türkçe: fuselage: i. uçak gövdesi.