Sponsorlu Bağlantılar

Başkaları Şu An Ne Arıyor?

intimate

Ingilizce Türkçe: intimate: s. 1. samimi, çok yakın (arkadaş). 2. çok yakın, sıkı: There is an intimate relationship between love and hate. Aşk ve nefret arasında çok yakın bir ilişki var. 3. derin, ayrıntılı (bilgi). 4. özel, mahrem. i. 1. samimi arkadaş. 2. sırdaş. Ingilizce Türkçe: intimate: f. üstü kapalı […]

transformist

Ingilizce Türkçe: transformist: i., s. transformist, dönüşümcü.

shut-in

Ingilizce Türkçe: shut-in: s., i. evinden çıkamayan hasta/yaşlı (kimse).

gadfly

Ingilizce Türkçe: gadfly: i. atsineği.

be undaunted by

Ingilizce Türkçe: be undaunted by: 1. -den yılmamak. 2. -den dolayı cesareti kırılmamak: She was undaunted by the difficulty of the task. İşin zorluğu karşısında cesareti kırılmamıştı.

job control statement

Elektronik Sözlük: job control statement: iş güdüm komutları Teknik Sözlük: job control statement: iş denetim deyimi

blue scale

Teknik Sözlük: blue scale: mavi skala

decided

Ingilizce Türkçe: decided: s. 1. kesin. 2. kararlı, azimli. 3. kararlı, ölçülü.

prophesy

Ingilizce Türkçe: prophesy: f. 1. (bir olayın gerçekleşeceğini) önceden haber vermek. 2. kehanette bulunmak, gaipten haber vermek. 3. tahminde bulunmak.