Sponsorlu Bağlantılar

Başkaları Şu An Ne Arıyor?

white elephant

Ingilizce Türkçe: white elephant: artık sahibinin işine yaramayan bir şey; vaktiyle işe yarayan fakat şimdi dert olan bir şey. Ingilizce Türkçe: white elephant: artık sahibinin işine yaramayan bir şey; vaktiyle işe yarayan fakat şimdi dert olan bir şey.

Luxembourg

Ingilizce Türkçe: Luxembourg: i. Lüksemburg.

steady

Ingilizce Türkçe: steady: s. 1. titremeyen; sağlam. 2. değişmeyen; durmayan, devamlı. 3. durmadan aynı şekilde akan (su). 4. sabit (bakış). 5. sağlam, pusulayı şaşırmayan (kimse). 6. tutarlı, istikrarlı, güvenilir. 7. sağlam (sinirler): He´s got steady nerves. Sinirleri sağlam. 8. k. dili bir başkasıyla çıkmayan/flört etmeyen (erkek/kız arkadaş). f. 1. (bir […]

palaver

Ingilizce Türkçe: palaver: i. 1. boş laf, palavra. 2. pohpohlama. f. 1. boş laf etmek, palavra atmak. 2. pohpohlamak.

plank

Ingilizce Türkçe: plank: i. 1. (enli) tahta. 2. pol. (parti programında) ana madde.

impertinent

Ingilizce Türkçe: impertinent: s. terbiyesiz, küstah; münasebetsiz. Teknik Sözlük: impertinent: saygısız

cycle reset

Teknik Sözlük: cycle reset: çevrim sıfırlama

rubber-stamp

Ingilizce Türkçe: rubber-stamp: f., k. dili düşünmeden onaylamak.

spooling

Elektronik Sözlük: spooling: kuyruklama Teknik Sözlük: spooling: n.bekletme:v.makaraya sar:prep.makaraya sararak Informatik Sözlügü: spooling: bekletme